İki ölü kuşun hikayesi ve Pet Sematary

Kitaplar, onları okuduğunuz farklı dönemlerde damakta farklı tatlar bırakır. Pet Sematary’yi on beş yaşındayken okulun kitap fuarından almıştım. Beni öylesine kafakola almıştı ki, o gün okul bitmek bilmemiş, derste, sınıfın en arka sırasında çaktırmadan okumaya dahi çalışmıştım. Roman filme uyarlandığında da son derece gerçekçi bir korku deneyimi vadediyordu; hamilelerin gitmesi yasaklanan ilk film apoletini kazandı. Hayvan Mezarlığı’nın kapıları on yıl süren asılsız dedikodu selinin ardından 2019 yılının Nisan ayında tekrar açılacak. Bu vesileyle itiraf edeyim; yirmi üç yıl içerisinde belki on defa okuduğum romanı ilk defa bu yıl, gerçekten anladım.

Okumaya devam et “İki ölü kuşun hikayesi ve Pet Sematary”

Kısa Öykü – Ambargo

Ben Evelyn… Bu benim ambargodan sonraki hayatım…

Genelde saatimi yediye kurarım, yataktan kalkmamsa yedi buçuğu bulur. Uykum olduğundan değil de içimden hiçbir şey yapmak gelmediğinden. Japonlar sabah sizi yatağınızdan kaldıran şeye İkigai der, İkigai’nizi bulmak için uzun, içsel bir yolculuğa çıkmanız gerektiğini söylerler. Benim İkigai’m Express Coffee House’tan aldığım maaş çeki, ama genelde o bile etkili olmuyor. İzinli olduğum günlerde ise kendimi zorlasam da gözlerim dokuz dedi mi fal taşı gibi açılıveriyor. Yatakta ne kadar dönersem döneyim, kafamı boşaltmak için ne kadar uğraşırsam uğraşayım fayda etmiyor.

Okumaya devam et “Kısa Öykü – Ambargo”

Aziz Yıldırım, şekeri ve Fenerbahçe

Fenerbahçe Spor Kulübü’nün 3 Haziran tarihli Seçimli Olağan Genel Kurulu pek çok kişi için sürpriz bir sonuçla, Ali Koç’un rakibini neredeyse dörde katlayarak kazandığı müthiş zaferle sonuçlandı. Kongre üyelerinin Aziz Yıldırım’ın yirmi yıllık Başkanlık serüvenini sona erdiren tercihlerinin altında elbette pek çok farklı neden yatıyor. Bir yönetici olarak izleyeceğim yolu belirlerken gerçek hayatta karşıma çıkan örneklerden feyz almayı tercih ediyorum; bu yüzden Aziz Yıldırım’ı hezimete, Ali Koç’u zafere götüren bu süreci, yönetici gözünden yorumlamak istedim.

Okumaya devam et “Aziz Yıldırım, şekeri ve Fenerbahçe”

Facebook, Cambridge Analytica skandalıyla sarsıldı!

Aslında gelmekte olan krizin ayak seslerini uzun süredir duyuyorduk. Eski Yöneticilerden biri Facebook’un toplum yapısını bozduğunu iddia ediyordu. Rusların Facebook üzerinden yayınladıkları sahte reklamların 126 milyon kullanıcıya ulaştığı ve seçim sonuçlarının manipüle edildiği haberleri çıkıyordu.  Facebook news feed’inde yalan haberler cirit atıyordu. Bu eleştirilerin tamamına yakınının haklı olduğu bu hafta başında ortaya çıktı. Çıkmakla kalmadı, öyle bir skandal patladı ki Facebook hisseleri 60 Milyar Dolar’a yakın değer kaybetti. Mark Zuckerberg CNN’de canlı yayına katılarak tüm kullanıcılarından yaşadıkları güven erozyonu sebebiyle özür dilemek zorunda kaldı. Peki çoğunluğun kedi resimleri paylaştığı bir sosyal platformda yaşanan data sızıntısı neden bu kadar önemli?

Okumaya devam et “Facebook, Cambridge Analytica skandalıyla sarsıldı!”

Harry Potter ve Kızıl Pelerin

2016 yılında taşınma telaşının ardından uzun ve soğuk geçen kış günlerinden birinde Harry Potter ve Kızıl Pelerin‘i yazmaya başladım. Fantastik Canavarlar‘ın editörü Hakan Tunç’un hikayeyi keşfetmesiyle beraber sitede tefrika halinde yayınlanan roman okuyucular tarafından büyük ilgi gördü, hatta J.K.Rowling’in orijinal romanının Türkiye’deki haklarına sahip olan Yapı Kredi Yayınları’nın eseri yayınlaması konusunda ciddi bir baskı altına alındık. Bu sonuncusu telif sorunlarından dolayı bir hayalden ibaret olsa da hikayeyi kendisi bastırarak kütüphanesine koymak isteyen pek çok okur olduğunu biliyorum. Bu yüzden kapağıyla beraber e-book’u kişisel blog’umda paylaşmak istedim.

Okumaya devam et “Harry Potter ve Kızıl Pelerin”

Survival of the fittest: Yeni meslek dünyası

gelecekteki iş hayatı

Bir yanda Linkedin’de iş hayatına atılma sürecinde yaşadıkları zorluklardan, işverenlerin sunduğu çalışma şartlarından, olumsuz mülakat tecrübelerinden şikâyet eden pek çok yeni mezun; diğer tarafta Twitter ya da Facebook’ta sürekli atanma sorunlarıyla ilgili hashtag’leri dolduran öğretmen adayları. Geleceğe ne kadar hazırız? Kariyer planlamamızı ne kadar doğru yapıyoruz? Üniversite mezunu olmak iş bulma garantisine sahip olma anlamına geliyor mu? Konuyu genişletirsek iş dünyasını nasıl bir gelecek bekliyor? Bu soruları kendi görüşlerime dayanarak yanıtlamak isterim.

Okumaya devam et “Survival of the fittest: Yeni meslek dünyası”

İstikbal SpaceX ve Falcon Heavy ile göklerde

Söz konusu Elon Musk olunca imkânsız kelimesi anlamını yitiriyor: Kurucusu olduğu Uzay Taşımacılığı şirketi SpaceX, tarihin gördüğü en güçlü uzay roketlerinden biri olan Falcon Heavy’yi 6 Şubat’ı 7 Şubat’a bağlayan gece başarıyla fırlattı. İçinde bir adet Tesla Roadstar barındıran roketin altı ay sonra Mars yörüngesine oturması bekleniyor. Bu başarı neden önemli? Neden Dünya tarihinde önemli bir kilometre taşı haline geldi? Anlatalım…

Okumaya devam et “İstikbal SpaceX ve Falcon Heavy ile göklerde”

Quis ego sum? Biyometri Çağı’na hoşgeldiniz.

Internet’in ortaya çıkış ve yaygınlaşmasıyla birlikte hayatımızda köklü değişiklikler oldu. E-ticaret, Sosyal Medya, Online Ansiklopediler, Online gazeteler, E-Devlet, Online Bankacılık gibi hayatı kolaylaştırıcı ve konforu artırıcı terimler hayatımıza girdi. Biyometri alanındaki gelişmeler de günlük alışkanlıklarımızı ve yaşam tarzımızı değiştirmeye başladı. Yakın gelecekte bu konuda daha da radikal değişimler yaşanacak gibi görünüyor.

Okumaya devam et “Quis ego sum? Biyometri Çağı’na hoşgeldiniz.”

Hüzünlü bir yaşam: Dolores O’Riordan

Irish singer Dolores O'Riordan

15 Ocak 2018 gecesi X Kuşağının kahramanlarından biri daha sahneden indi. 13 yıl Cranberries grubunun yüzü ve sesi olan Dolores Mary Eileen O’Riordan, Londra’da kayıt esnasında hayata gözlerini yumdu. Onun Limerick aksanlı, yodel yorumuyla renklendirdiği Mezzo-Soprano sesi Zombie, Promises, Linger, Animal Instinct gibi efsaneleşen şarkılarla sonsuza dek kulaklarda yankılanacak.

Okumaya devam et “Hüzünlü bir yaşam: Dolores O’Riordan”

Harry Potter mucizesi ve Voldemort: Origins Of The Heir

Tom Riddle elinde asası ve bavulu

73 dile çevrilmiş, dünya genelinde 500 Milyon kopyadan fazla satılmış ve böylelikle en büyük satış rakamına ulaşan kitap serisi sıfatını hakkıyla elde etmiş Harry Potter’ı Joanne Kathleen Rowling’in hayal gücüne borçluyuz. Manchester’dan Londra’ya giden bir trende ilk defa yeşeren düşünce, annesinin yıllar süren hastalık sonucu hayatını kaybetmesi, ilk evliliğinde deneyimlediği ev içi şiddet ve boşanma, klinik depresyon süreci ve maddi olumsuzluklar ile şekillendi. Bir çocuk kitabı olarak başlayan serinin giderek karanlıklaşmasına ve derinleşmesine, belki de edebiyat ve sinema tarihine geçen bir başyapıta dönüşmesine sebep oldu.

Okumaya devam et “Harry Potter mucizesi ve Voldemort: Origins Of The Heir”