Karartma – Gravenmire

Bir kitabın nasıl ortaya çıktığı, fikrin nasıl gelişip evirildiği sıkça sorulan sorulardan biridir. Boş, beyaz bir Word sayfasının başına oturup ilham gelmesini beklemenin doğru bir yol olmadığını söyleyebilirim. Karartma’nın zihnimde belirmesi sanırım Harry Potter ve Kızıl Pelerin’in son bölümlerini yazdığım günlerden birine denk geliyordu. Fitness salonunda koşu bandında kafamı meşgul etmeye çalışırken, öylesine, aniden… Sonra da sanırım zihnin kapılarını zorlayarak dışarı çıkmaya çalışan karakterler geldi… Duvarları yumruklayarak, bağırıp çağırarak hikayelerini anlatmaya zorlayıp bir şekilde dediklerini yaptırmanın yolunu buldular.

Sonrası bambaşka bir dünya… Demir ve çeliğin cömertçe kullanıldığı, dev camekanlarla kaplı binalar, üzerlerinden geçen dev zeplinler. Saat kulesinin içine inşa edilmiş bir ofis. Dev buhar motorunun canlandırdığı trenler. Arka planda Where’s the revolution çalarken karanlığı delen bir tren, Martin Lee Gore’un the train is coming, the train is coming, get on board sözleriyle sağanağın altında ıslanan rayları aydınlattı. Tüm bunlar kelimeler halinde sayfaya döküldüğünde sanki sihirli bir değnek dokunmuş gibi canlandı ve binalar, makinalar, insanlar oldukları yerden yükseldiler. Şehir yaşayan bir yer haline geldi, doktorları, sarhoşları, melekleri ve şeytanlarıyla. Bana sadece o şehri anlatmak ve insanların söylediklerini aktarmak kaldı.

Karartma – Gravenmire bir yıllık bir süre içinde yazılmış, 260 sayfalık, Steampunk – Fantastik türde bir roman. Victoria çağı İngiltere’sinde geçiyor ve bir üçlemenin kendi içinde tutarlı, tek başına okunabilecek ve net sona sahip ilk kitabı. Kim bilir bir gün genişleyen bir evrene dönüşür. Tabii karakterler hikayelerinin devamını anlatmamı isterlerse.

Karantina günlerinde iyi vakit geçirmeniz için, karantina altına alınmış bir şehrin, Gravenmire’ın hikayesi:

Karartma – Gravenmire

Karartma – Gravenmire

iyi okumalar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir